İçeriğe geç
İzmir Vinç Platform
İşletme ve Süreç

Makine Devir Tesliminde Kontrol Listesi

Emrah Erol Saygı22 Temmuz 202612 dakika okuma
Makine Devir Tesliminde Kontrol Listesi

Kiralama işinde makine sahaya indiği anda sözleşme metni ikinci plana düşer ve o gün tutulan devir teslim tutanağı belirleyici belge hâline gelir. İade aşamasında bir çizik, eksik bir şarj kablosu veya beklenenden yüksek bir çalışma saati tartışma konusu olduğunda, tarafların elinde tek somut dayanak teslim anında yazılmış ve imzalanmış bu kayıttır. Tutanak yoksa herkes kendi hatırladığını anlatır ve anlaşmazlık çoğu zaman ticari ilişkiyi zedeleyerek biter.

Buna rağmen sahada tutanak çoğu zaman aceleye getirilir. Makine iner, şoför teslim eder, saha sorumlusu bir kâğıdın altını okumadan imzalar. Oysa doğru tutulmuş bir tutanak on beş dakikalık bir işlemdir ve karşılığında haftalar sürebilecek bir yazışma trafiğini baştan ortadan kaldırır. Bu yazı, tutanağın hangi başlıkları içermesi gerektiğini ve her başlığın pratikte neyi koruduğunu ayrıntısıyla açıklıyor.

Aşağıdaki kontrol listesi kendinden yürür platformlar, telehandler ve forklift gibi operatörsüz teslim edilebilen makineler için hazırlanmıştır. Operatörlü teslim edilen sepetli vinç ve mobil vinçte de tutanak tutulur, ancak orada makinenin kullanım sorumluluğu tedarikçide kaldığı için vurgu hasar tespitinden saha koşullarının kaydına kayar. Bu ayrım, tutanakta hangi başlığa ağırlık verileceğini belirlediği için teslim öncesinde netleştirilmelidir.

Devir teslim tutanağı tam olarak neyi kanıtlar?

Devir teslim tutanağı, makinenin belirli bir tarihte, belirli bir fiziksel durumda ve belirli bir çalışma saati değeriyle kiracıya geçtiğini kanıtlayan iki taraflı bir belgedir. Kanıtladığı şey makinenin kusursuz olduğu değildir; makinenin o an hangi kusurlarla teslim edildiğidir. Bu ayrım önemlidir, çünkü tutanağın asıl işlevi mevcut hasarları gizlemek değil, tam tersine görünür kılmaktır. Üzerinde on adet çizik yazan bir tutanak, hiç çizik yazmayan bir tutanaktan çok daha koruyucudur.

İkinci işlevi, sorumluluğun geçiş anını sabitlemektir. Makine lowbedden indiği andan itibaren mi kiracının sorumluluğundadır, yoksa saha içindeki konumuna yerleştirildiği andan itibaren mi? İndirme sırasında oluşan bir hasarda bu soru doğrudan maliyet doğurur. Tutanakta teslimin saatinin ve makinenin bırakıldığı noktanın yazılması bu belirsizliği ortadan kaldırır; iki taraf da neyi hangi anda devraldığını bilir.

Üçüncü işlevi ekipman envanterinin kaydıdır. Bir makineyle birlikte teslim edilen şarj kablosu, anahtar takımı, kullanım kılavuzu, emniyet kemeri, takoz ve yedek sigorta gibi kalemler tek tek yazılmadığında, iade sırasında eksik çıkan parçanın hiç verilip verilmediği tartışılır. Bu kalemlerin bedeli tek başına küçük olsa da tartışmanın kendisi ilişkiyi yıpratır, iade sürecini uzatır ve varsa teminatın çözülmesini geciktirir.

Dördüncü işlevi iş güvenliği kaydıdır. Makine üzerindeki uyarı etiketlerinin, kapasite levhasının ve yük diyagramının okunabilir durumda teslim edildiğinin yazılması, denetim anında ve olası bir kaza incelemesinde tarafların kendi yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteren bir belgedir. Silinmiş bir kapasite levhasıyla teslim alınan makinede sorumluluk dağılımı çok daha tartışmalı hâle gelir ve bu tür durumların ilgili mevzuat çerçevesinde bir uzmanla değerlendirilmesi gerekir.

Makine sahaya inmeden önce hangi bilgiler teyit edilmeli?

Tutanak, makine indikten sonra başlayan bir iş değildir; sevkiyat planlanırken teyit edilen bilgilerle başlar. Sahaya hangi model makinenin geleceği, çalışma yüksekliği ve platform kapasitesi, akülü mü dizel mi olduğu ve makinenin toplam ağırlığı, indirme yapılacak noktanın uygunluğunu belirler. Bu bilgiler önceden teyit edilmediğinde makine sahaya gelir ama giremez; boşa giden sevkiyatın bedeli gündeme gelir ve bir günlük program kaybı yaşanır.

Sevkiyat öncesi teyit edilmesi gereken ikinci başlık belgelerdir. Makinenin geçerli periyodik kontrol raporunun kiralama süresini kapsayıp kapsamadığı, CE uygunluk beyanının bulunup bulunmadığı ve kullanım kılavuzunun makineyle birlikte gönderilip gönderilmeyeceği önceden sorulmalıdır. Bu belgeler makine sahaya indikten sonra istendiğinde temini birkaç gün sürebilir ve bu süre boyunca makine denetim riski nedeniyle çalıştırılamaz duruma düşebilir.

Üçüncü başlık indirme koşullarıdır. Lowbed veya römorkun sahaya girip giremeyeceği, indirme için gereken manevra alanının bulunup bulunmadığı ve indirme sırasında zeminin makine ağırlığını taşıyıp taşımayacağı önceden değerlendirilmelidir. Kompakt bir makaslı platform ile arazi tipi bir eklemli platformun sahaya iniş gereksinimleri birbirinden tamamen farklıdır; ikincisi hem çok daha geniş bir alan hem de çok daha sağlam bir zemin ister.

Dördüncü başlık zamanlamadır. Makinenin sahaya kaçta varacağı, saha giriş prosedürünün ne kadar süreceği ve teslim tutanağını imzalayacak yetkili kişinin o saatte sahada olup olmayacağı planlanmalıdır. Yetkili kişi olmadığında tutanak ya hiç tutulmaz ya da makineyi hiç görmemiş biri tarafından imzalanır; her iki durum da belgenin sonradan taşıyacağı değeri büyük ölçüde düşürür. Sevkiyat saatinin saha vardiya düzeniyle birlikte planlanması, bu riskin büyük bölümünü baştan ortadan kaldırır.

Tutanakta hangi teknik veriler mutlaka yer almalı?

Tutanağın teknik bölümü, makinenin o andaki ölçülebilir durumunu sayısal olarak kaydeder. Buradaki amaç yorum yapmak değil, veri kaydetmektir. Makinenin durumu iyidir gibi bir ifade hiçbir anlaşmazlığı çözmez; çalışma saati göstergesinde okunan değer, yakıt seviyesi ve akü şarj durumu ise tartışmasız veridir. Bu nedenle tutanakta sıfat değil rakam bulunmalı, her kalem ölçülebilir bir ifadeyle yazılmalıdır.

Çalışma saati, kiralamada en çok gözden kaçan ve en çok tartışma yaratan kalemdir. Bazı kiralama modellerinde aylık kullanım saati sınırı bulunur ve bu sınırın aşılması ek ücret doğurur. Teslim anındaki saat değeri yazılmamışsa, iade anındaki değerin ne kadarının bu kiralamaya ait olduğu belirlenemez. Değerin hem yazıyla hem gösterge panelinin fotoğrafıyla kaydedilmesi, sonradan itiraz ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Yakıt ve enerji durumu ikinci kritik kalemdir. Dizel makinelerde depo seviyesi, akülü makinelerde şarj göstergesi kayda geçmelidir. Dolu teslim edilip dolu iade edilmesi beklenen bir makine yarım depoyla teslim alınmış ve bu yazılmamışsa, iadede aradaki fark kiracıya fatura edilir. Akülü makinelerde ayrıca akü grubunun tam şarjda beklenen çalışma süresi hakkında verilen bilgi de tutanağa not düşülebilir; bu, ilerleyen günlerde ortaya çıkabilecek kapasite tartışmasına dayanak oluşturur.

  • Makine markası, modeli, seri numarası ve varsa plaka bilgisi
  • Çalışma saati göstergesinin teslim anındaki değeri
  • Dizel makinelerde yakıt seviyesi, akülü makinelerde şarj yüzdesi
  • Lastik veya paletlerin görünür aşınma durumu
  • Platform korkuluğu, kapısı ve emniyet kemeri bağlantı noktalarının durumu
  • Yük diyagramının ve kapasite levhasının okunabilirliği
  • Uyarı ve talimat etiketlerinin eksiksiz ve okunur olması
  • Acil indirme sisteminin yeri ve çalışır durumda olduğu
  • Birlikte teslim edilen şarj kablosu, anahtar, takoz ve yedek parçalar
  • Geçerli periyodik kontrol raporu ve kullanım kılavuzunun teslimi

Fotoğraf kaydı nasıl alınmalı ki sonradan işe yarasın?

Fotoğraflı tutanak, yazılı tutanaktan çok daha güçlü bir kayıttır çünkü yoruma kapalıdır. Ancak sahada çekilen fotoğrafların büyük çoğunluğu sonradan işe yaramaz; çünkü uzaktan, karanlıkta veya makinenin sadece bir yüzünü gösterecek şekilde çekilmişlerdir. İşe yarayan fotoğraf, hasarın yerini makinenin bütünü içinde konumlandıran genel bir kare ile hasarın kendisini gösteren yakın bir karenin birlikte alınmasıdır.

Pratikte izlenmesi gereken sıra şudur: önce makinenin dört bir yanından birer genel görünüm, sonra gösterge panelinin ve çalışma saati ekranının yakın çekimi, ardından tespit edilen her hasarın genel ve yakın olmak üzere ikişer karesi. Buna platform sepetinin içi, korkuluklar ve kumanda paneli eklenir. Toplamda on beş ile yirmi beş kare arasında bir set, ortalama bir makine için yeterli kapsama sağlar ve on dakikayı geçmez.

Fotoğrafların tarih ve saat bilgisi taşıması önemlidir. Telefonların otomatik olarak kaydettiği bu veri, karenin teslim gününe ait olduğunu gösterir. Fotoğraflar tutanağın ekine bağlanmalı ve mümkünse aynı gün karşı tarafa da iletilmelidir. Karşı tarafa iletilmiş ve itiraz edilmemiş bir fotoğraf seti, yalnızca kendi arşivinizde duran bir setten çok daha güçlü bir dayanak oluşturur. Kayıtların ortak bir klasörde ve iş adıyla saklanması, aylar sonra aranıp bulunmasını da kolaylaştırır.

İade aşamasında aynı açılardan aynı fotoğrafların yeniden çekilmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır. Teslimde sağ ön tekerlek hizasından çekilmiş bir kare varsa, iadede de aynı hizadan çekilmelidir. Bu disiplin normal aşınma ile yeni oluşmuş hasarı ayırt etmeyi mümkün kılar ve tartışmayı fikirden veriye taşır. Aynı açı yakalanamıyorsa bile, en azından her yüzün iade anındaki genel görünümü alınmalıdır.

Teslim anında hangi fonksiyon testleri yapılmalı?

Görsel kontrol tek başına yeterli değildir; makinenin hareket fonksiyonlarının teslim anında denenmesi gerekir. Dışarıdan kusursuz görünen bir makinede kaldırma hızının düşük olması, dönüş fonksiyonunun takılması veya eğim sensörünün gereğinden erken devreye girmesi ancak çalıştırılarak anlaşılır. Bu testler beş on dakika sürer ve makinenin sahada ilk gün duruş yaşama ihtimalini belirgin biçimde azaltır.

Test sırası basittir. Makine düz ve sağlam bir zeminde çalıştırılır, tüm yönlerde kısa mesafe sürülür, ardından platform kademeli olarak kaldırılıp indirilir. Kaldırma sırasında sesin düzenli olup olmadığı ve hareketin takılmadan tamamlanıp tamamlanmadığı izlenir. Eklemli ve teleskopik makinelerde bom uzatma, döndürme ve sepet seviyeleme fonksiyonları da ayrıca denenmelidir; bu fonksiyonlar makinenin asıl kullanım değerini oluşturur.

Güvenlik sistemlerinin denenmesi bu testin en önemli parçasıdır. Acil stop butonunun makineyi gerçekten durdurup durdurmadığı, acil indirme sisteminin çalışıp çalışmadığı, korna ve hareket alarmının sesli olarak çalıştığı ve platform kapısının kendiliğinden kapanıp kilitlendiği kontrol edilmelidir. Bu sistemlerin herhangi birindeki eksiklik makinenin sahada kullanılmasına engel oluşturur ve teslim anında yazılı olarak bildirilmelidir.

Testlerde tespit edilen her bulgu tutanağa yazılmalıdır; sözlü olarak şoföre söylenip geçilmemelidir. Kayda geçmemiş bir bulgu, makine iki hafta sonra aynı nedenle durduğunda hiçbir dayanak sağlamaz. Bulgunun yazılması aslında tedarikçiye de fayda sağlar, çünkü sorunun kiralama başında var olduğunu ve kullanım hatasından kaynaklanmadığını gösterir; böylece iki taraf da gereksiz bir tartışmadan kurtulur.

  • Tüm yönlerde kısa mesafe sürüş ve fren tepkisi
  • Platformun kademeli kaldırılıp indirilmesi, ses ve hareket düzgünlüğü
  • Eklemli ve teleskopik makinelerde bom uzatma, döndürme ve sepet seviyeleme
  • Acil stop butonunun etkisi
  • Acil indirme sisteminin çalışması
  • Korna, hareket alarmı ve varsa çalışma lambaları
  • Platform kapısının kendiliğinden kapanması ve kilitlenmesi
  • Eğim ve aşırı yük uyarı sistemlerinin devreye girmesi

İade tutanağı teslim tutanağının aynası olmalıdır

İade aşamasındaki en yaygın hata, iadenin tutanaksız yapılmasıdır. Makine alınır, kamyona yüklenir, gider; birkaç gün sonra hasar bildirimi gelir. Bu noktada kiracının elinde makinenin çıkış anındaki durumunu gösteren hiçbir kayıt yoktur ve iddiaya karşı savunma imkânı büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. İade tutanağı, teslim tutanağıyla aynı özenle ve aynı başlıklarla tutulmalıdır. Bu nedenle iade günü de en az teslim günü kadar planlanmalı ve tutanağı imzalayacak yetkili kişi sahada bulunmalıdır.

İade tutanağının teslim tutanağının aynası olması, aynı kalemlerin aynı sırayla kaydedilmesi anlamına gelir. Çalışma saati, yakıt veya şarj durumu, lastik durumu, ekipman envanteri ve görünür hasarlar yeniden yazılır. İki belge yan yana konduğunda kiralama süresince neyin değiştiği tek bakışta görülür. Farklı formatlarda tutulmuş iki belge ise karşılaştırmayı zorlaştırır, tartışmayı uzatır ve çoğu zaman ticari bir uzlaşmayla sonuçlanır.

Normal aşınma ile hasar ayrımı bu aşamada gündeme gelir. Lastiklerin bir miktar aşınması, boyada saha koşullarından kaynaklanan yüzeysel izler ve kullanım kaynaklı olağan yıpranma genellikle kiralamanın doğal sonucu sayılır. Buna karşılık çarpma kaynaklı ezikler, kırılmış korkuluk parçaları, kaçak yapan bir hidrolik hortum veya deforme olmuş bir denge ayağı hasar kapsamında değerlendirilir. Bu ayrımın sözleşmede tanımlanmış olması iade anındaki değerlendirmeyi büyük ölçüde kolaylaştırır.

İade tutanağı imzalandıktan sonra makinenin tedarikçi deposuna varışında yapılacak ayrıntılı kontrol için bir süre öngörülmesi de yaygın bir uygulamadır. Bu sürenin uzunluğu ve bu süre içinde bildirilmeyen hasarların ne olacağı sözleşmede yer alıyorsa iki taraf da ne kadar süre boyunca açık olduğunu bilir. Belirsiz bir süre, iade edilmiş bir makineyle ilgili aylar sonra gelen bildirimlere kapı aralar ve iş ilişkisini gereksiz yere zorlar.

Tutanağı kim imzalamalı ve itiraz kaydı nasıl düşülür?

Tutanağı imzalayan kişinin makineyi fiilen görmüş ve kontrol etmiş olması gerekir. Sahada sık rastlanan durum, güvenlik görevlisinin veya o an müsait olan herhangi bir çalışanın imza atmasıdır. Bu imza belgeye biçimsel geçerlilik kazandırsa da içeriğe ilişkin bir teyit değeri taşımaz ve anlaşmazlık durumunda kiracı aleyhine yorumlanabilir. İmzayı, makineyi kullanacak ekibin sorumlusunun veya saha şefinin atması doğru olandır.

İmza atan kişinin adı, unvanı ve iletişim bilgisi tutanakta yer almalıdır. Yalnızca bir paraf, aylar sonra kimin neyi teyit ettiğini belirlemeyi neredeyse imkânsız hâle getirir. Aynı şekilde teslim eden tarafın da adı ve unvanı yazılmalıdır; teslimi şoför yapıyorsa bu durum ayrıca not edilebilir, çünkü şoförün teknik teyit yetkisi genellikle sınırlıdır ve tutanakta yer alan teknik beyanlar sonradan tedarikçi tarafından tartışılabilir.

Tutanakta belirtilmemiş bir konu varsa veya yazılan bir maddeye katılmıyorsanız, imzadan kaçınmak yerine itiraz kaydı düşmek daha etkili bir yoldur. Belgenin altına ilgili maddeye ilişkin görüşünüzü yazıp öyle imzalamak hem teslimi geciktirmez hem de itirazınızı belgelendirir. İmzasız bırakılan bir tutanak çoğu zaman hiç tutulmamış sayılır ve bu, kaydın koruyuculuğunu tamamen ortadan kaldırır. Bu kayıt, sonradan yapılacak değerlendirmede sizin bakış açınızı da belgeye taşır.

Tutanağın en az iki nüsha düzenlenmesi ve bir nüshanın kiracıda kalması esastır. Tek nüsha düzenlenip tedarikçiye verildiğinde kiracının elinde ne yazdığını gösteren bir belge kalmaz. Dijital ortamda imzalanan tutanaklarda ise imzalı kopyanın aynı gün elektronik posta ile karşı tarafa iletilmesi, belgenin içeriği konusunda iki taraf için de ortak ve tarihli bir kayıt oluşturur. Belgenin bir örneğinin proje dosyasında saklanması, ekip değişikliklerinde bilginin kaybolmasını da önler.

Tutanak eksik tutulduğunda pratikte ne oluyor?

Tutanağın hiç tutulmadığı veya baştan savma tutulduğu işlerde en sık karşılaşılan tablo, iade sonrası gelen hasar bildirimidir. Bildirimde yer alan hasarın kiralama süresinde mi yoksa önceki bir kullanımda mı oluştuğu belirlenemediği için taraflar karşılıklı iddia alışverişine girer. Bu noktada çözüm genellikle ticari bir uzlaşma olur ve maliyet, tutanağı düzgün tutmak için gereken on beş dakikanın kat kat üzerine çıkar.

İkinci sık durum, çalışma saati üzerinden çıkan anlaşmazlıktır. Aylık kiralamalarda kullanım saati sınırı bulunan sözleşmelerde, teslim anındaki saat değeri yazılmamışsa iade anındaki değerin tamamı bu kiralamaya atfedilebilir. Aradaki fark birkaç yüz saati bulduğunda ortaya çıkan ek ücret talebi ciddi tutarlara ulaşır ve kiracının elinde itiraz edebileceği somut bir dayanak bulunmaz. Bu tablo, gösterge panelinin tek bir fotoğrafıyla baştan önlenebilecek bir maliyettir.

Üçüncü durum ekipman eksikliğidir. Şarj kablosu, anahtar takımı veya kullanım kılavuzu gibi kalemlerin teslimde verilip verilmediği yazılmadığında, iade sırasında eksik çıkan parçanın bedeli tartışma konusu olur. Bu kalemlerin parasal büyüklüğü sınırlı olsa da süreç iade işlemini uzatır, teminatın çözülmesini geciktirir ve iki taraf için de gereksiz bir yazışma yükü doğurur. Envanterin tutanakta madde madde sayılması, bu kalemi tümüyle gündemden çıkarır.

Dördüncü ve en ciddi durum iş güvenliği boyutudur. Uyarı etiketleri silinmiş, yük diyagramı okunamaz hâle gelmiş bir makine teslim alınmış ve bu tutanağa yazılmamışsa, sahada yaşanacak bir olayda sorumluluk değerlendirmesi çok daha karmaşık hâle gelir. Bu tür durumlarda konunun sözleşme metni ve ilgili mevzuat çerçevesinde bir hukuk uzmanıyla değerlendirilmesi yerinde olur; sahada verilen kararların hukuki sonuçları her zaman ilk bakışta göründüğü gibi olmaz.

Sık Sorulan Sorular

Projeniz için doğru makineyi birlikte bulalım

İhtiyacınızı paylaşın, size en uygun makine ve fiyat teklifini hızlıca sunalım.

AraWhatsAppTeklif Al