İçeriğe geç
İzmir Vinç Platform
Sektörel Uygulama

Otel ve Konaklama Tesislerinde Periyodik Bakım

Emrah Erol Saygı27 Haziran 20269 dakika okuma
Otel ve Konaklama Tesislerinde Periyodik Bakım

Otel ve konaklama tesislerinde yüksekte çalışma, teknik zorluğundan çok işletme kısıtları nedeniyle planlaması güç bir iştir. Bir fabrikada makinenin gürültüsü, tekerlek izi veya manevra alanı ikinci derecede konudur; otelde ise bunların her biri doğrudan misafir deneyimini etkilediği için birinci derecede kısıt haline gelir. Bu nedenle otel bakımında ekipman seçimi, işin kendisinden önce işletmenin çalışma düzenine göre şekillenir.

Otellerde tekrarlayan yüksekte çalışma işleri bellidir: lobi ve atrium avize ile armatür bakımı, yüksek tavanlı restoran ve balo salonlarında aydınlatma ve ses sistemi işleri, havalandırma menfezi temizliği, cephe cam temizliği ve derz onarımı, otopark ve teknik hacimlerde tesisat bakımı. Bu işlerin bir kısmı düşük sezona ertelenebilir, bir kısmı ise sezon içinde gece saatlerinde yapılmak zorundadır.

Bu yazı otel ve konaklama tesislerindeki periyodik bakımı işletme kısıtları açısından ele alıyor: hangi işin ne zaman yapılacağı, iç mekân zeminlerinde hangi makine sınıfının iz bırakmadan çalışabildiği, atrium gibi yüksek hacimlerde erişimin nasıl kurulacağı ve süre ile maliyetin nasıl planlanacağı. Sonunda sık yapılan hatalar ve güvenlik notları yer alıyor. Otel bakımında doğru makine, teknik olarak en güçlü makine değil; işi görürken tesisin işleyişini en az bozan makinedir ve bu ölçüt yazının tamamında belirleyici olarak kullanılmıştır.

Otel bakımında ekipman seçimini belirleyen işletme kısıtları nelerdir?

Otel bakımının temel farkı, çalışmanın çoğunlukla tesis faaliyetteyken yürütülmesidir. Otel kapanmadığı için makine, misafirlerin bulunduğu bir ortamda çalışır. Bu durum üç somut kısıt üretir: makinenin sesi düşük olmalı, çalıştığı alanı fiziksel olarak kirletmemeli ve mümkün olan en küçük hacmi işgal etmelidir. Bu üç kısıt birlikte değerlendirildiğinde içten yanmalı motorlu makineler iç mekânda tümüyle devre dışı kalır ve tercih akülü, elektrikli modellere daralır.

İkinci kısıt zemin hassasiyetidir. Otel lobileri, koridorları ve salonları mermer, granit, seramik veya parke kaplıdır. Bu yüzeyler makine ağırlığından çok, tekerlek malzemesinden ve makinenin manevra biçiminden etkilenir. Sert lastik veya dolgu lastik, cilalı mermer üzerinde iz bırakabilir; dönüş sırasında sürtünen tekerlek yüzeyde kalıcı çizik oluşturabilir. Bu nedenle iç mekân makinelerinde iz bırakmayan lastik tipi ve gerektiğinde zemin koruma örtüsü kullanımı standart uygulamadır.

Üçüncü kısıt, makinenin tesise ulaşma yoludur. Bir otelin lobisi geniş olabilir, ancak makinenin oraya girmesi için geçmesi gereken kapı, rampa, asansör ve koridor genellikle dardır. Makine seçiminde belirleyici olan çoğu zaman çalışma yüksekliği değil, makinenin kapalı haldeki genişliği, uzunluğu ve yüksekliğidir. Servis asansörüne sığmayan bir makine, üst katta yapılacak iş için hiçbir işe yaramaz; bu ölçüler teklif aşamasında paylaşılmalıdır.

  • Gürültü: misafir alanlarında yalnızca akülü ve elektrikli makineler kullanılır.
  • Zemin: iz bırakmayan lastik ve gerektiğinde koruma örtüsü; cilalı yüzeyde ani dönüş yapılmaz.
  • Ölçü: kapı net genişliği, asansör iç ölçüsü ve kapalı makine yüksekliği önceden doğrulanır.
  • Ağırlık: asansör ve döşeme taşıma kapasitesi, özellikle üst kat ve otopark üstü alanlarda kontrol edilir.
  • Zaman penceresi: çalışma saatleri işletmenin doluluk ve etkinlik takvimine göre belirlenir.

Atrium ve lobi gibi yüksek tavanlı alanlarda erişim nasıl kurulur?

Otellerin atriumları, konaklama yapılarının en zorlu yüksekte çalışma alanlarıdır. Tavan kotu 12 metreden başlayıp bazı yapılarda 20 metrenin üzerine çıkar; buna karşılık zeminde makinenin konumlanabileceği alan resepsiyon bankosu, oturma grupları, havuz veya peyzaj öğeleriyle bölünmüştür. Bu ortamda dikey erişim yeterli değildir; makinenin hedefin altına konumlanamadığı durumda yatay uzanabilmesi gerekir. Bu nedenle atrium işlerinde eklemli platform sıklıkla tek çözümdür.

Atrium ve lobi işlerinde ikinci belirleyici, döşemenin taşıma kapasitesidir. Atrium zemini çoğu zaman otopark veya teknik hacim üzerine oturur ve bu döşemenin metrekare başına taşıyabileceği yük sınırlıdır. Makinenin toplam ağırlığı kadar, tekerlek başına düşen nokta yükü de değerlendirilmelidir. Yapı projesindeki değerlerin teknik müdürlükten alınması ve gerekiyorsa yük dağıtıcı plaka kullanılması, kalıcı döşeme hasarını önleyen en etkili önlemdir.

Üçüncü olarak, atrium işleri genellikle misafir görüş alanının tam ortasında yürür. Bu nedenle çalışma alanının sınırlandırılması yalnızca güvenlik değil, işletme açısından da bir gerekliliktir. Alan bariyerle ayrılır, geçiş güzergâhı yönlendirilir ve çalışma saatleri doluluk düşükken planlanır. Pratikte atrium işlerinin büyük bölümü gece geç saatlerde veya sabahın erken saatlerinde yapılır; bu da makinenin bir gün önceden sahaya alınmasını gerektirir.

Otel bakımında hangi makine sınıfı hangi işte doğrudur?

Koridor, oda içi, restoran ve toplantı salonu gibi tavan kotu 6 ile 10 metre arasında kalan alanlarda akülü makaslı platform doğru seçimdir. Makaslı platform dikey hareket eder, geniş çalışma tablası sayesinde ekibin armatür, menfez ve el aletiyle birlikte çalışmasına imkân verir ve dar gövdeli modelleri standart kapılardan geçebilir. Makaslı platform kiralama 1.500 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır. Zoomlion kompakt makaslı modelleri bu dar alan işlerinde yaygın olarak kullanılır.

Atrium, yüksek lobi ve balo salonu gibi 12 metre üzeri tavan kotuna sahip, zeminde engel bulunan alanlarda akülü eklemli platform gerekir. Eklemli bom, oturma grubunun veya peyzaj öğesinin üzerinden aşarak sepeti hedefin altına taşır; jib kolu avize ve armatür gibi hassas noktalara son yaklaşmayı sağlar. Eklemli platform kiralama 3.000 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır ve 16 ile 20 metre çalışma yüksekliğindeki modeller çoğu otel atriumunu karşılar.

Tek kişilik ve hafif işlerde, örneğin koridor armatürü değişimi, duman dedektörü kontrolü veya perde montajı gibi işlerde dikey platform en ekonomik ve en az müdahaleci çözümdür. Dikey platform dar gövdelidir, standart kapılardan ve çoğu servis asansöründen geçer, sessiz çalışır ve zeminde küçük bir alan kaplar. Dikey platform kiralama 1.200 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır; 8 ile 10 metre çalışma yüksekliği bu tip işlerin çoğunu karşılar.

Dış cephe cam temizliği, derz onarımı ve tabela işlerinde ise çalışma tesisin dışına taşınır ve burada sepetli vinç öne çıkar. Araç üstü sepetli vinç bina çevresinde noktadan noktaya hızla ilerler, her konumda ayak açarak çalışır ve otelin iç işleyişine hiç girmez. Sepetli vinç kiralama 3.000 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır. Bu işlerde otopark üstü döşemeye ayak basılmaması ve peyzaj alanlarının korunması ayrıca planlanmalıdır.

  • Koridor ve oda içi hafif iş: dikey platform, 8-10 m çalışma yüksekliği, 1.200 TL'den başlayan günlük bedel.
  • Restoran, toplantı salonu, 6-10 m tavan: akülü makaslı platform, 1.500 TL'den başlayan günlük bedel.
  • Atrium ve yüksek lobi, zeminde engel: akülü eklemli platform, 16-20 m çalışma yüksekliği, 3.000 TL'den başlayan günlük bedel.
  • Dış cephe ve tabela: araç üstü sepetli vinç, 3.000 TL'den başlayan günlük bedel.

Otel bakımında süre ve maliyet nasıl planlanır?

Otel bakımında maliyeti belirleyen en büyük etken, işin ne zaman yapıldığıdır. Düşük sezonda veya otelin kapalı olduğu dönemde yapılan bir bakım, gündüz saatlerinde kesintisiz yürüyebilir ve makine tam kapasiteyle kullanılır. Sezon içinde ve gece saatlerinde yapılan aynı iş ise kısa zaman pencerelerine bölünür; makine gün boyu kirada olur ama yalnızca birkaç saat çalışır. Bakım takvimini doluluk takvimiyle birlikte kurmak, ekipman maliyetini en çok düşüren tek karardır.

İkinci kalem, işlerin gruplanmasıdır. Otellerde yüksekte çalışma gerektiren kalemler yıl içinde dağınık biçimde ortaya çıkar: bir ay armatür, üç ay sonra menfez temizliği, altı ay sonra perde ve tabela işi. Her biri ayrı ayrı organize edildiğinde her seferinde nakliye ve kurulum bedeli doğar. Bu kalemleri tek bir bakım penceresinde toplamak, aynı makineyle ardışık olarak yürütmek toplam maliyeti belirgin biçimde azaltır ve otelin faaliyetine verilen rahatsızlığı da tek bir döneme sıkıştırır.

Üçüncü olarak, otel bakımlarında makinenin sahaya giriş ve çıkış lojistiği ayrı bir zaman kalemidir. Makine misafir girişinden değil servis girişinden alınır, bazı durumlarda geceleyin taşınır ve iş bitiminde aynı gün çıkarılması istenir. Bu giriş ve çıkış hareketleri planlanmadığında, çalışma süresinin önemli bir bölümü lojistiğe gider. Nakliye saatinin otelin operasyon yoğunluğu düşükken ayarlanması hem işi hızlandırır hem misafir rahatsızlığını azaltır.

Gece çalışması otel bakımında nasıl planlanmalı?

Sezon içinde ertelenemeyen işler için gece çalışması çoğu otelde tek seçenektir; ancak gece penceresi düşünülenden dardır. Restoran ve barların kapanması, temizlik ekibinin alanı boşaltması ve sabah kahvaltı hazırlığının başlaması arasında kalan süre pratikte dört ila altı saattir. Bu süre içinde makinenin konumlandırılması, alanın kapatılması, işin yapılması ve her şeyin eski haline getirilmesi tamamlanmalıdır. Bu nedenle gece çalışmasında iş süresi değil, hazırlık ve toparlama süresi planın belirleyicisidir.

Gece çalışmasının ikinci kısıtı gürültüdür. Akülü bir platformun hareket sesi düşüktür, fakat sepetin inip kalkarken çıkardığı uyarı sesi, el aletlerinin sesi ve ekibin iletişimi gece ortamında beklenenden çok daha fazla duyulur. Üst kattaki odalara ses taşıyan atrium tipi hacimlerde bu risk en yüksektir. Çalışma öncesinde en yakın oda bloğunun boş bırakılması veya misafirlerin başka bloğa alınması, işletmenin şikâyet yönetimi açısından en etkili önlemidir.

Üçüncü konu, gece çalışmasının ekipman lojistiğiyle uyumudur. Makinenin gece sahaya getirilmesi çoğu zaman mümkün değildir; bu nedenle makine gündüz saatlerinde, misafir yoğunluğunun düşük olduğu bir aralıkta içeri alınıp uygun bir teknik hacimde bekletilir. Bu bekleme süresi de kira süresine dahildir. Bir gece penceresinde bitmeyecek işleri baştan iki geceye bölmek, makineyi ara gün boyunca sahada tutmak koşuluyla planlamak daha gerçekçi bir yaklaşımdır.

Otel ve konaklama tesislerinde en sık yapılan hatalar nelerdir?

En sık yapılan hata, makine ölçülerinin çalışma yüksekliği kadar önemsenmemesidir. Atrium için 18 metre çalışma yüksekliğine sahip doğru sınıfta bir makine seçilir; fakat makinenin servis girişinden geçemediği veya rampa eğiminin makinenin alt gövdesine takıldığı sahada anlaşılır. Bu durumda makine geri döner, nakliye bedeli boşa gider ve iş ertelenir. Kapı net genişliği, rampa eğimi, asansör iç ölçüsü ve kapalı makine yüksekliği teklif aşamasında paylaşılmalıdır.

İkinci hata, zemin korumasının işten sonra düşünülmesidir. Cilalı mermer veya parke üzerinde çalışan bir makinenin bıraktığı iz, işin kendisinden çok daha pahalı bir onarım gerektirebilir. Zemin koruma örtüsü serilmesi, makinenin dönüş hareketlerinin sınırlandırılması ve tekerlek yüzeylerinin sahaya girmeden temizlenmesi, birkaç dakikalık hazırlıkla önlenebilecek bir zarar kalemidir. Özellikle şantiyeden gelen bir makinede tekerlek üzerindeki kalıntı en büyük risktir.

Üçüncü hata, misafir alanında çalışma sınırının yalnızca sözlü olarak kurulmasıdır. Otelde çalışma alanı bariyerle ayrılmadığında misafirler makinenin altından geçer, çocuklar makineye yaklaşır ve düşen küçük bir parça ciddi sonuç doğurabilir. Alan fiziksel olarak ayrılmalı, yönlendirme yapılmalı ve sepet altında hiç kimsenin bulunmaması sürekli olarak denetlenmelidir. Bu denetim için aşağıda bir kişinin görevlendirilmesi gerekir.

  • Kapı, rampa ve asansör ölçülerini doğrulamadan makine sınıfı belirlemek.
  • Cilalı zemine koruma sermeden ve tekerlekleri temizlemeden makineyi içeri almak.
  • Misafir alanında çalışma sınırını fiziksel bariyerle kurmamak.
  • Yıl içine dağılmış küçük işleri ayrı ayrı organize ederek her seferinde nakliye bedeli doğurmak.
  • İç mekânda içten yanmalı motorlu makine kullanmak veya kullanmayı düşünmek.

Otel bakımında yüksekte çalışma güvenliği için neler gerekir?

Otel ortamının güvenlik açısından en belirgin özelliği, çalışma alanında eğitimsiz üçüncü kişilerin bulunmasıdır. Bir fabrikada sahada bulunan herkes iş güvenliği eğitimi almışken, otelde makinenin yanından geçen kişi misafirdir ve riski değerlendirmesi beklenemez. Bu nedenle sepet altındaki alanın kapatılması, uyarı levhalarının hem Türkçe hem yabancı dilde konulması ve aşağıda sürekli bir gözcü bulundurulması otel çalışmalarında zorunlu kabul edilmelidir.

İkinci başlık, düşen malzeme riskidir. Armatür, menfez kapağı, cam parçası veya el aleti gibi nesneler sepet kenarından düştüğünde, altındaki mermer zeminde sekerek beklenenden uzağa gidebilir. Sepette kullanılan tüm el aletlerinin bağlanması, küçük parçaların kapalı kutuda taşınması ve sepet kenarında serbest malzeme bırakılmaması gerekir. Bu önlem, alan sınırlandırmasının yetersiz kaldığı durumlarda ikinci koruma katmanını oluşturur.

Üçüncü olarak, ilgili mevzuat uyarınca yüksekte çalışma platformlarının periyodik kontrolünün yapılmış ve raporunun geçerli olması genellikle aranır; operatörlerin makine sınıfına uygun yetki belgesi taşıması beklenir. Otellerde ayrıca yangın algılama sistemine yakın çalışmalarda sistemin geçici olarak devre dışı bırakılması ve iş bitiminde yeniden devreye alınması gibi tesise özgü prosedürler bulunur. Bu prosedürler tesis teknik müdürlüğüyle birlikte yürütülmeli, saha özelinde iş güvenliği uzmanınızın görüşü alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Projeniz için doğru makineyi birlikte bulalım

İhtiyacınızı paylaşın, size en uygun makine ve fiyat teklifini hızlıca sunalım.

AraWhatsAppTeklif Al