İçeriğe geç
İzmir Vinç Platform
Sektörel Uygulama

Soğuk Hava Deposunda Yüksekte Çalışma

Emrah Erol Saygı22 Mayıs 20269 dakika okuma
Soğuk Hava Deposunda Yüksekte Çalışma

Soğuk hava deposu, yüksekte çalışma açısından sıradan bir kapalı depodan çok farklı bir ortamdır. Sıcaklık sıfırın altındadır, hava sirkülasyonu kontrollüdür, zemin beklenmedik noktalarda buzlanabilir ve ortam çoğu zaman gıda ile temas eden bir alandır. Bu koşulların her biri, dışarıda hiç sorun çıkarmayacak bir makinenin içeride çalışamaz hale gelmesine yol açabilir. Ekipman seçimi bu yüzden yalnızca yükseklik hesabıyla yapılmaz.

Soğuk depolarda yürütülen tipik yüksekte çalışma işleri evaporatör bakımı, sprinkler ve yangın hattı kontrolü, aydınlatma armatürü değişimi, panel derz onarımı ve raf sistemi bakımıdır. Bu işlerin çoğu tesis çalışırken, yani sıcaklık korunurken yapılmak zorundadır; çünkü depoyu boşaltıp sıcaklığı yükseltmenin maliyeti bakım maliyetinin çok üzerindedir. Dolayısıyla makine, soğuk ortamda çalışabilecek ve ortamı kirletmeyecek nitelikte olmalıdır.

Bu yazı soğuk hava deposunda yüksekte çalışmayı dört başlık altında ele alıyor: düşük sıcaklığın makine üzerindeki fiziksel etkileri, zemin ve kondensasyon kaynaklı riskler, doğru makine sınıfının somut kapasite değerleriyle seçimi, süre ve maliyet planlaması. Sonunda sahada en sık yapılan hatalar ve atlanmaması gereken güvenlik başlıkları yer alıyor. Yazının çıkış noktası şudur: soğuk depoda ekipman seçimini belirleyen unsur, işin yüksekliği değil ortamın kendisidir; sıcaklık, kapalılık ve gıda güvenliği koşulları makine listesini daha ilk adımda daraltır.

Soğuk hava deposunda ekipman seçimini zorlaştıran nedir?

Soğuk hava deposunu diğer kapalı alanlardan ayıran ilk unsur, içeride içten yanmalı motorlu hiçbir makinenin çalıştırılamamasıdır. Egzoz gazı hem kapalı ve sirkülasyonu kısıtlı bir hacimde personel için doğrudan zehirlenme riski oluşturur hem de depoda saklanan ürünle temas ederek gıda güvenliğini ihlal eder. Bu nedenle dizel platformlar bu ortamda seçenek dışıdır ve makine tercihi baştan akülü modellerle sınırlanır. Bu sınırlama, kapasite ve yükseklik planlamasını da doğrudan etkiler.

İkinci zorluk, sıcaklığın makinenin kendi performansını düşürmesidir. Akü kimyası düşük sıcaklıkta yavaşlar; oda sıcaklığında tam vardiya çalışan bir akü grubu, sıfırın altındaki bir ortamda belirgin şekilde daha kısa sürede tükenir. Hidrolik yağın viskozitesi artar, sistem ilk hareketlerde ağırlaşır ve valfler daha yavaş tepki verir. Bu iki etki birleştiğinde, planlanan iş süresine göre hesaplanmış bir vardiya sahada tamamlanamayabilir.

Üçüncü zorluk, makinenin ortamlar arasında sürekli gidip gelmesidir. Soğuk odadan çıkıp normal sıcaklıktaki sevkiyat holüne gelen bir makinenin soğuk yüzeylerinde anında yoğuşma oluşur. Bu nem elektrik panosuna, konnektörlere ve kumanda kutusuna girdiğinde arıza üretir. Doğru uygulama, makineyi mümkün olduğunca tek ortamda tutmak, ortam değişimi zorunluysa geçiş sonrası makineyi bir süre bekletip yüzey sıcaklığının dengelenmesini sağlamaktır.

Zemin, buzlanma ve kondensasyon riskleri sahada nasıl yönetilir?

Soğuk hava deposu zemini genellikle epoksi veya beton sertleştiricili, düz ve sert bir yüzeydir; bu yönüyle platform için ideal görünür. Ancak kapı önlerinde, evaporatör altlarında ve tavan yoğuşmasının damladığı noktalarda ince ve gözle fark edilmesi güç bir buz tabakası oluşabilir. Bu tabaka üzerinde makine tekerleği kaymaya başladığında, yükseltilmiş bir platformun devrilme riski ciddi biçimde artar. Çalışma öncesinde güzergâhın yaya olarak yürünüp kontrol edilmesi, kaygan noktaların işaretlenmesi ve gerekiyorsa kurutulması gerekir.

İkinci risk, evaporatör bakımı sırasında ortaya çıkan yoğuşma ve defrost suyudur. Evaporatörün defrost işlemi sırasında altındaki alan ıslanır ve bu su düşük sıcaklıkta hızla donar. Bakım planı yapılırken defrost saatleriyle çalışma saatlerinin çakışmaması sağlanmalı, çakışıyorsa evaporatör altındaki bölgeye çalışma öncesinde kaymaz örtü serilmelidir. Platformun bu bölgede yükseltilmiş halde manevra yapması ise tümüyle kaçınılması gereken bir uygulamadır.

Üçüncü konu, raf aralarında çalışırken makinenin konumlandırılmasıdır. Soğuk depolarda raflar arası koridorlar dar tutulur ve zemin işaretlemeleri kırağı nedeniyle görünmez hale gelebilir. Makaslı platformun tabla genişliği koridora sığsa bile, uzatma tablası açıldığında raf ayağına temas riski doğar. Raf ayağına çarpma, soğuk depoda yalnızca raf hasarı değil, izolasyon paneline veya soğutma hattına zarar verme riski de taşıdığı için ayrıca dikkat gerektirir.

  • Kapı önü ve evaporatör altı bölgelerde ince buz tabakası kontrolü çalışma öncesi yaya olarak yapılmalı.
  • Defrost programı ile bakım saatleri çakıştırılmamalı; çakışıyorsa alan kurutulup kaymaz önlem alınmalı.
  • Makine yükseltilmiş haldeyken kaygan zeminde manevra yapılmamalı; her konum değişikliği sepet indirilerek yapılmalı.
  • Raf koridorlarında uzatma tablası açılmadan önce raf ayağına olan mesafe ölçülmeli.
  • Ortam değişiminden sonra makine, yüzey sıcaklığı dengelenene kadar bekletilip kumanda panosu nem açısından kontrol edilmeli.

Soğuk hava deposunda hangi makine sınıfı doğrudur?

Soğuk hava depolarının büyük bölümünde iş, raf üstü ve çatı altı kotunda yürüdüğü ve zemin düz olduğu için akülü makaslı platform doğal seçimdir. Makaslı platform dikey hareket eder, geniş tablası sayesinde ekibin yedek armatür, conta ve el aleti gibi malzemeyle birlikte çalışmasına imkân verir ve tabla kapasitesi genellikle 300 kilogramın üzerindedir. 10 ile 12 metre çalışma yüksekliğindeki modeller çoğu soğuk depo tavan kotunu karşılar. Makaslı platform kiralama 1.500 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır.

Tavan yüksekliği 12 metrenin üzerine çıkan, otomatik depolama sistemine sahip yüksek raflı soğuk depolarda 14 ile 16 metre çalışma yüksekliğinde akülü makaslı modeller gerekir. Bu sınıfta makinenin kapalı yükseklik ölçüsü kritiktir; makine kapıdan geçemiyorsa yüksekliği yeterli olsa bile içeri alınamaz. Soğuk oda kapıları genellikle standart depo kapılarından daha alçak ve dar olduğu için, teklif aşamasında kapı net ölçüsünün paylaşılması gereksiz nakliye maliyetini önler. Sinoboom ve Zoomlion akülü makaslı modelleri bu ölçü aralığında yaygın olarak bulunur.

Raf arasına yatay uzanmak, boru hattının arkasına geçmek veya evaporatörün üst tarafına ulaşmak gerektiğinde akülü eklemli platform devreye girer. Eklemli platform bomunun eklemli yapısı ve jib kolu sayesinde engelin üzerinden aşıp arkasına inebilir; makaslı platformun yapamadığı erişimi bu makine sağlar. Eklemli platform kiralama 3.000 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır. Soğuk depo uygulamalarında yalnızca akülü modeller değerlendirilmeli, dizel modeller hiçbir koşulda içeri alınmamalıdır.

Malzeme taşıma ihtiyacı için akülü forklift kullanılır; forklift kiralama 1.500 TL'den başlayan günlük bedellerle planlanır. Ancak forklift yalnızca yük taşımak içindir. Soğuk depoda armatür değişimi veya evaporatör bakımı için forklift çatalına palet koyup üzerine çıkmak, sahada zaman zaman denenen fakat kesinlikle kabul edilemez bir uygulamadır; yüksekte personel taşımak yalnızca bu amaç için üretilmiş platformlarla yapılır.

  • Tavan kotu 10-12 m: akülü makaslı platform, 1.500 TL'den başlayan günlük bedel, 300 kg üzeri tabla kapasitesi.
  • Tavan kotu 12-16 m, yüksek raflı depo: büyük akülü makaslı model, kapalı yükseklik ve kapı net ölçüsü önceden doğrulanmalı.
  • Engel arkasına veya evaporatör üstüne erişim: akülü eklemli platform, 3.000 TL'den başlayan günlük bedel, jib kollu model.
  • Yük ve malzeme taşıma: akülü forklift, 1.500 TL'den başlayan günlük bedel; personel kaldırmak için asla kullanılmaz.

Soğuk depo bakımında süre ve maliyet nasıl planlanır?

Soğuk hava deposunda süre planlamasının en büyük değişkeni akü performansıdır. Sıfırın altındaki bir ortamda çalışan akülü platform, aynı makinenin oda sıcaklığındaki çalışma süresine göre daha erken şarj ihtiyacı duyar. Bu nedenle vardiya planı yapılırken tek makineyle kesintisiz sekiz saat çalışılacağı varsayımı riskli olur. Pratik çözüm, işi iki yarım vardiyaya bölüp aradaki sürede makineyi normal sıcaklıktaki bir alanda şarj etmek veya kritik projelerde ikinci bir makine bulundurmaktır.

İkinci kalem, deponun kendi işleyişinin çalışmaya ayırdığı zaman aralığıdır. Soğuk depolar genellikle sevkiyat ve mal kabul saatleri dışında bakıma açılır; bu da günün yalnızca belli bir bölümünde çalışılabildiği anlamına gelir. Makine ise tam gün kirada olur. Bu durumda maliyeti düşürmenin yolu, aynı gün içinde birden fazla bakım kalemini aynı makineyle sıraya koymaktır: armatür değişimi, sprinkler kontrolü ve panel derz onarımı ayrı ayrı günlere değil tek bir ekipman gününe toplanmalıdır.

Üçüncü olarak, soğuk depo bakımı çoğunlukla periyodik bir iştir ve yılda birkaç kez tekrarlanır. Bu tekrarlar teklif aşamasında baştan belirtildiğinde, hem makine planlaması hem nakliye organizasyonu tek seferde yapılabilir. Her bakımı ayrı ayrı, son anda organize etmek hem uygun makinenin o tarihte bulunamaması riskini doğurur hem de tekrar eden nakliye bedelleri nedeniyle yıllık toplam maliyeti yükseltir.

Soğuk depoda gıda güvenliği makine kullanımını nasıl kısıtlar?

Soğuk hava deposunda saklanan ürün çoğu zaman gıdadır ve bu, makinenin yalnızca teknik değil hijyenik olarak da uygun olmasını gerektirir. Sahaya giren platformun tekerlek yüzeyleri, önceki çalışma alanından taşınan toz, yağ ve çamur kalıntısı taşıyabilir; bu kalıntı depo zeminine bulaştığında temizlik prosedürünü tetikler ve bazı durumlarda ürün alanının geçici olarak kapatılmasına yol açar. Makinenin depoya girmeden önce yıkanması ve tekerleklerinin temizlenmesi bu nedenle sıradan bir nezaket değil, işletme şartıdır.

İkinci konu hidrolik kaçak riskidir. Hidrolik hortum veya rakordan sızan yağın ürün alanına damlaması, gıda güvenliği açısından en ciddi olaylardan biridir ve olayın büyüklüğü sızan miktarla değil, sızıntının hangi ürünün üzerine geldiğiyle ölçülür. Bu nedenle soğuk depoya girecek makinenin hidrolik devresi çalışma öncesinde kontrol edilmeli, sepetin doğrudan ürün istifinin üzerinde konumlandırılmasından kaçınılmalı ve gerekiyorsa altına koruyucu örtü serilmelidir.

Üçüncü konu, çalışma alanının ürün istifinden ayrılmasıdır. Bakım yapılacak bölgedeki ürünün geçici olarak taşınması ilk bakışta ek iş gibi görünür; ancak düşen bir armatür parçası veya kırılan bir cam nedeniyle bir bölgedeki ürünün tamamen elden çıkarılması ihtimali karşısında bu taşıma çok daha ekonomik kalır. Bakım planı yapılırken ürün hareketinin de plana dahil edilmesi, depo işletmesiyle birlikte kararlaştırılmalıdır.

Soğuk hava deposu çalışmalarında en sık yapılan hatalar nelerdir?

En yaygın ve en tehlikeli hata, kısa süreli bir iş için içten yanmalı motorlu bir makinenin soğuk odaya sokulmasıdır. Genellikle gerekçe olarak işin yalnızca yirmi dakika süreceği söylenir. Ancak kapalı ve sirkülasyonu kısıtlı bir hacimde egzoz gazı hızla birikir ve düşük sıcaklıkta havanın hareketi daha da azalır. Buna gıda ile temas riski eklendiğinde, sürenin kısalığı hiçbir gerekçe oluşturmaz. Soğuk odaya yalnızca akülü makine girer; bu kural istisnasızdır.

İkinci hata, akü durumunun sahaya girmeden kontrol edilmemesidir. Makine depodan tam şarjlı çıkmış olsa bile, nakliye ve bekleme süreleri sonrası soğuk ortama giren bir aküde kullanılabilir kapasite beklenenin altında olabilir. İş ortasında sepet yukarıdayken akünün bitmesi, hem işi yarıda bırakır hem de makinenin acil indirme sistemiyle indirilmesini gerektirir. Çalışma öncesi akü seviyesinin ve makinenin acil indirme düzeneğinin çalışır olduğunun doğrulanması standart uygulamadır.

Üçüncü hata, ortam değişimi sonrası yoğuşmanın göz ardı edilmesidir. Soğuk odadan çıkarılıp normal sıcaklıktaki alana alınan bir makine, kısa sürede yüzeyinde su damlacıkları oluşturur. Bu haldeyken makinenin şarja takılması veya çalıştırılması, kumanda kutusunda ve şarj devresinde arıza üretebilir. Makinenin ortam değişiminden sonra bekletilmesi ve kuru olduğu doğrulandıktan sonra devreye alınması gerekir.

  • Kısa süreli iş bahanesiyle dizel makineyi soğuk odaya sokmak.
  • Akü durumunu ve acil indirme düzeneğini çalışma öncesi doğrulamamak.
  • Ortam değişimi sonrası yoğuşmuş makineyi hemen şarja takmak veya çalıştırmak.
  • Zemindeki ince buzu fark etmeden yükseltilmiş sepetle manevra yapmak.
  • Armatür veya evaporatör işinde forklift çatalına palet koyup üzerine çıkmak.

Soğuk ortamda yüksekte çalışma güvenliği için neler gerekir?

Soğuk ortamda çalışan personelin kişisel koruyucu donanımı, sıradan bir depo çalışmasından farklıdır. Yalıtımlı ve kaymaz tabanlı ayakkabı, soğuğa dayanıklı fakat kavrama kabiliyetini düşürmeyen eldiven ve katmanlı giysi gerekir. Kalın eldivenin kumanda kolu hassasiyetini azaltması gözden kaçan bir risktir; operatörün joystick üzerinde ince hareket yapamaması, raf arasında çalışırken temas kazasına yol açabilir. Bu nedenle operatör eldiveni ile kumanda kullanımı çalışma öncesi denenmelidir.

İkinci başlık, soğuğa maruz kalma süresinin sınırlandırılmasıdır. Sepet içinde hareketsiz kalarak çalışan bir personel, aynı ortamda yürüyen bir personele göre çok daha hızlı üşür ve dikkat kaybı yaşar. Yüksekte dikkat kaybı doğrudan düşme ve çarpma riskidir. Çalışma planında düzenli ısınma molaları tanımlanmalı ve sepet içinde tek başına uzun süre kalınmamalıdır. Aşağıda gözcü bulundurmak, hem iletişim hem acil müdahale açısından soğuk depo çalışmalarında özellikle önemlidir.

Üçüncü olarak, ilgili mevzuat uyarınca yüksekte çalışma platformlarının periyodik kontrolünün yapılmış ve raporunun geçerli olması genellikle aranır; operatörlerin makine sınıfına uygun yetki belgesi taşıması beklenir. Gıda saklanan alanlarda ayrıca makinenin temizliği, hidrolik kaçak kontrolü ve tekerlek izinin ürün alanına taşınmaması gibi tesis kaynaklı ek şartlar bulunabilir. Tesisin gıda güvenliği prosedürü ve iş güvenliği uzmanınızın görüşü, saha özelinde belirleyici olmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Projeniz için doğru makineyi birlikte bulalım

İhtiyacınızı paylaşın, size en uygun makine ve fiyat teklifini hızlıca sunalım.

AraWhatsAppTeklif Al